top of page

SUBCOMANDANTE MARCOS, "TÜRKİYE'DE BİR KÜRT MÜDÜR?": BİR ÇEVİRİ TAHRİFATI

Güncelleme tarihi: 27 Mar


Özet:

Subcomandante Marcos'un metninin içine, özgün metinde yer almayan "Türkiye'de bir Kürt" ifadesi eklenmiştir. Fikret Başkaya, Temel Demirer ve Sibel Özbudun'un yazdığı "Dünyanın Balkonundaki İsyancılar" adlı kitapta yer alan bu ifade, başka hiçbir metinde geçmemektedir.


**

Meksika'nın Chiapas bölgesinde Zapatista isyanının lideri Marcos, oldukça bilinen, çok popüler bir isimdir. 90lı yıllarda onu eşcinsel olmakla "suçlayan" dedikodulara verdiği yanıt konuyla ilgilenen neredeyse herkesin duyduğu ya da okuduğu bir metindir.

Şöyle der Marcos:

Marcos, San Francisco’da bir eşcinsel, Güney Afrika’da bir karaderili, Avrupa'da bir Asyalı, San Ysidro’da bir Chicano yerlisi, İspanya’da bir anarşist, İsrail’de bir Filistinli, San Cristobal sokaklarında bir Maya Kızılderilisi, Neza’da (Meksiko şehrinde büyük bir gecekondu bölgesi) bir çete üyesi, (solcu halk müziğinin büyük etkisi olduğu) Ulusal Üniversite'de bir rockçu, Almanya’da bir Yahudi, Savunma Bakanlığı'nda bir halk temsilcisi, Soğuk Savaş sonrası dönemde bir komünist, galerisi veya mevkii olmayan bir sanatçı, Bosna’da bir barış taraftarı, Meksika’daki herhangi bir şehrin her hangi bir mahallesinde bir cumartesi gecesi evde yapayalnız bir ev kadını, CTM'de (grevlere şiddetle karşı olan hükümet taraftarı sendika federasyonu) bir grevci, arka sayfalara yer dolduracak haber yazmak zorunda bırakılan bir muhabir, akşamın saat 10'unda metroda bekar bir kadın, topraksız bir köylü, işten atılmış bir işçi... mutsuz bir öğrenci, serbest piyasa ekonomisinin tam ortasında bir muhalif, ne kitabı ne okuyucusu olan bir yazar ve tabiî ki, Meksika'nın güneydoğusundaki dağlarda bir Zapatistayım (1).

*

Marcos'un bu yanıtı çok meşhurdur ve birçok yazıda ve kitapta sayısız kez alıntılanmıştır.

Martin Guevara Urbina'nın yazdığı "Twenty-First Century Dynamics Of Multiculturalism: Beyond Post-Racial America" adlı kitabın girişinde bu alıntı vardır (2).

Ünlü yazar Naomi Klein, 2001'de The Guardian gazetesideki köşe yazısına bu yanıtı almıştır (3).

Marcos'un yazdığı "Professionals of Hope: The Selected Writings of Subcomandante Marcos" adıyla yayımlanan kitabın tanıtım yazısında da yine bu alıntı vardır (4).

*

Bu alıntı o kadar yaygınlaşmıştır ki ilk ne zaman yazıldığını bulmak bile zordur. Reuven Snir'in kitabına göre bu metin 1994 yılında Monthly Review adlı bağımsız sosyalist bir dergide yayımlanmıştır (5).

*

Bu metin sosyal medyanın olmadığı dönemde adeta viral olmuş, yazıdan yazıya kitaptan kitaba alınmış olsa da yanıtın İngilizcesi birbirinin aynıdır. Ancak İngilizce dilinde gördüğüm onlarca alıntının hiçbirinde birileri, yazıdaki "uzun ezilenler listesi"nde araya bir "parça atmayı" düşünmemiştir. Türkçesine rastlayana kadar...

Fikret Başkaya, Temel Demirer, Sibel Özbudun imzasıyla "Dünyanın Balkonundaki İsyancılar" adıyla yayımlanan kitapta da bu alıntı vardır (6).

Marcos'un metninin büyük bir kısmının çevirisi doğru yapılmıştır.

Ancak araya "Türkiye'de bir Kürt" diye bir parça eklenmiştir.


*

Marcos'un yanıtının İngilizcesi aşağıdaki gibidir:

"Yes, Marcos is gay. Marcos is gay in San Francisco, black in South Africa, an Asian in Europe, a Chicano in San Ysidro, an anarchist in Spain, a Palestinian in Israel, a Mayan Indian in the streets of San Cristobal, a Jew in Germany, a Gypsy in Poland, a Mohawk in Quebec, a pacifist in Bosnia, a single woman on the subway at 10pm, a peasant without land, a gang member in the slums, an unemployed worker, an unhappy student and, of course, a Zapatista in the mountains. Marcos is all the exploited, marginalised, oppressed minorities resisting and saying 'Enough.' He is every minority who is now beginning to speak, and every majority that must shut up and listen. He is every untolerated group searching for a way to speak. Everything that makes power and the good consciences of those in power uncomfortable—this is Marcos." (4)

*

F. Başkaya, T. Demirer ve S. Özbudun'un kitabında ise bu metin şöyle çevrilmiştir:

Marcos, San Francisco’da bir gay, Güney Afrika’da bir zenci, San Ysidro’da bir Chicano, İspanya’da bir anarşist, İsrail’de bir Filistinli, San Cristobal sokaklarında bir Maya yerlisi, Mexico City’nin varoşu Neza’da bir çete mensubu, folk müziğinin kalesi Ulusal Üniversitede bir rocker, Almanya’da bir Yahudi, Savunma Bakanlığında bir uzlaştırıcı, Soğuk Savaş sonrası çağda bir komünist, ne galerisi ne müşterisi olan bir sanatçı.... Bosna’da bir barışçı, Türkiye’de bir Kürt, Meksika’nın herhangi bir kentinde bir ev kadını, grev yapmaya asla yeltenmeyen CTM sendikasında grevci, başkaları için kitap yazan bir gazeteci, gece saat onda metroda yalnız başına bir kadın, topraksız bir köylü, işsiz bir işçi, mutsuz bir öğrenci, serbest piyasacılar arasında bir muhalif, ne kitabı ne okuyucusu olan bir yazar ve tabiî Güneydoğu Meksika dağlarında bir Zapatacıdır... (6)”


Dünyanın Balkonundaki İsyancılar kitabı Sf 88. Altı çizili yer özgün metinde yoktur.

Bu çeviri Türkiye'de birçok defa kitap ve makalelerde kullanılmıştır. Hala sosyal medyada bu tahrif edilmiş çeviri dolaşımdadır.

*

Bu bir karışıklık, yanlış çeviri, dil yetersizliği, farklı çeviri anlayışı falan değildir. Açıkça araya parça atılmış, Marcos'un metninde olmayan "Türkiye'de bir Kürt" ifadesi sıkıştırılmış, METİN AÇIKÇA TAHRİF EDİLMİŞTİR.

*

Bunun ne amaçla yapıldığını burada tartışmayacağım. Eklenen parçanın içeriği, metinle ilişkisi de konumuzla ilgili değil.

Güncel politik görüşlerimizi, tanınmış ve saygın birinin metninin içine yerleştirmek ahlaki midir? Bir metinde gerçekte olmayan bir ifadeyi metinde varmış gibi sunmak, okura hakaret değil midir?

Burada konu edilen şey, bir metnin çevrilirken tahrif edilmesidir.

*

Yazarların bu konuda yaptığı bir açıklamaya rastlamadım. Eğer böyle bir açıklama varsa bu yazıya eklemek benim ahlaki sorumluluğumdur. Bu konuda bir düzeltme ya da inandırıcı bir açıklama varsa bu yazıyı dikkate almayabilirsiniz.

Bu yazıyı, böyle bir düzeltmeye rastlamadığım için yazıyorum. Bunu yazmak, bu tahrifatı teşhir etmek benim görevimdir.

Adı geçen yazarların bu konuda yapacağı bir açıklama olursa, bu yazının yayımlandığı yerde, olduğu gibi yayımlanacaktır.


Taylan Kara

taylankara111@gmail.com


Kaynaklar

1. Michael Parenti, Imparatorluğa Karşı, Kaynak Yayınları, 1996, İstanbul.

2. Martin Guevara Urbina, Twenty-First Century Dynamics Of Multiculturalism: Beyond Post-Racial America, Charles C. Thomas, 2014, Springfield, Illinois,

3. https://www.theguardian.com/books/2001/mar/03/politics

4. https://www.amazon.de/-/en/Subcomandante-Marcos/dp/0996778659

5. Snir Reuven, Who Needs Arab-Jewish Identity?: Interpellation, Exclusion, and Inessential Solidarities, 2015, Leiden, Neiderlands.

6. Fikret Başkaya, TemelDemirer, Sibel Özbudun. Dünyanın Balkonundaki İsyancılar, Öteki Yayınevi, 1996, Ankara.


**


Bu yazıyla ilgili bir yanıt-açıklama gelirse olduğu gibi yayımlayacağımı belirtmiştim. Söz konusu kitabın yazarlarından Temel Demirer bir yanıt gönderdi. Yanıt hakkı ve okurlara karşı sorumluluk gereği bu yanıtı, hiçbir ekleme-çıkarma yapmadan OLDUĞU GİBİ ve YORUMSUZ olarak aktarıyorum.

Temel Demirer, yanıtının olduğu sitenin bağlantısının verilmesini istemiştir. Bu talebe uygun olarak yanıtının bağlantısı aşağıdadır:

Taylan Kara


TEMEL DEMİRER'İN YANITI

 

20 KÜSUR YIL ÖNCESİNE DAİR “ZORUNLU” BİR KAÇ SATIR

 

TEMEL DEMİRER

 

“İnsan bilmediği şeyi

sormak için bile, birçok şey

öğrenmiş olmalıdır.”[1]

 

Taylan Kara (@tktaylankara) arkadaş, 26 Ekim 2024 tarihli tweet’inde[2] “SUBCOMANDANTE MARCOS, ‘TÜRKİYE’DE BİR KÜRT MÜDÜR?’: BİR ÇEVİRİ TAHRİFATI” başlığıyla, yabancısı olunmayan bir “musahhihlik” (ya da malumatfuruşluk mu deseydik?) örneği sergilemiş.

 

i) Öncelikle Fikret Başkaya, Sibel Özbudun, Temel Demirer imzalı “Dünyanın Balkonundaki İsyancılar” başlıklı kolektif yapıtta sözü edilen bölüm tarafımdan kaleme alınmıştır.

Bu bağlamda ortada bir “soru(n)” var ise, muhatabı, sorumlusu sadece benim.

 

ii) Yapıtta (yayınlanmasından 20 küsur yıl sonra!) TK açısından  “soru(n) addedilen”(!), “Türkiye’de bir Kürt” ifadesinin, “başka hiçbir metinde geçmediği”dir; örnek olarak da beş referans veriyor.

Devamla “Yazarların bu konuda yaptığı bir açıklamaya rastlamadım. Eğer böyle bir açıklama varsa bu yazıya eklemek benim ahlâki sorumluluğumdur. Bu konuda bir düzeltme ya da inandırıcı bir açıklama varsa bu yazıyı dikkate almayabilirsiniz. Bu yazıyı, böyle bir düzeltmeye rastlamadığım için yazıyorum. Bunu yazmak, bu tahrifatı teşhir etmek benim görevimdir,” diyor.

 

iii) TK, keşke neyin ne olduğuna dair sorusunu önceden sorup, sosyal medyada yayınladığı “YAZILMIŞ YAZISINA” eklemek konumunda kalmasaydı. Seçtiği, bir önyargıdır, kalem kırmaya heveskârlıktır.

 

iv) “İyi de mesele nedir?” derseniz; çok açık: ‘Neo-Liberalizme Karşı ve İnsanlık İçin Uluslararası Buluşma-Galaksiler Arası” başlıklı (1996) buluşma Chiapas’taki özgür alanlarda gerçekleştirildi. Buluşmaya ben Özgür Üniversite temsilcisi olarak gitmiştim. ÖDP’den de Mahir Sayın davetli katılımcı idi. Ayrıca Kürtler ile çeşitli Türkiyeliler de… “Bazen; susarak ettiğimiz laflar, konuşarak harcadığımız sözlerden daha çok şey anlatır,” ifadesindeki üzere Friedrich Engels’in…

El özet: Komutan Yardımcısı Marcos sözü edilen ifadeyi, “Ekonomi Masası”ndaki konuşmasında dillendirdi. (Ben de o masadaydım, “Anılar, kimsenin bizden alamayacağı tek mülkümüzdür,” sözü Jean Paul Sartre’ındı değil mi?)

 

v) Bunu nasıl “ispatlarım”(?) ya da “inandırıcı bir açıklama”(!) kaydı düşen TK’yı nasıl “ikna”(?) edebilirim?!

Mesela “Teori gri, yaşam yeşildir” desem ve “Müddei iddiasını ispatla mükelleftir,” diye hatırlatsam TK’nın “YAZILMIŞ YAZISINA” bir şey ifade eder mi?!

Benimki de, “METİN AÇIKÇA TAHRİF EDİLMİŞTİR,”[3] diyen TK’ya ilişkin bir önyargı mı? Sanmam…

 

vi) Kürtçe, “Ez ezım tû tuyé/ Ben benim sen sensin,” vurgusuyla hatırlatmalıyım: Coğrafyamız tarihinden asla ayrı ele alınmaması gereken Bizans yıkılırken, keşişler meleklerin cinsiyetini tartışıyorlardı ve Max Horkheimer’ın, “Teori ancak pratiğe hizmet ediyorsa gerçek anlamda teoridir,” uyarısından bihaberdiler.

 

vii) Bu kadar!

 

26 Mart 2024 17:35:52, İstanbul.

 

N O T L A R

[1] Jean-Jacques Rousseau.

822 görüntüleme2 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

2 commentaires


ibrhm.gcytmz
14 nov. 2023

Sermaye yaşamın her alanını sınıfsal bilinçle dizayn eder. Taylan hocamın sıklıkla vurguladığı gibi, sermayenin şakası yoktur. İşini ciddiye alır ve hiç bir şeyi ihmal etmez. Yaşama dair her şeyi dizayn ederken solu ihmal eder mi? Elbette hayır. Etmemiştir de zaten.


Türkiye Komünist Partisi genel sekreteri Kemal Okuyan "Programı olmayan CHP kazanacağına AKP iktidarda kalsın" diyebiliyor mesela. Şaka gibi ama değil. Bunu gerçekten söyledi.


Rusya Ukrayna savaşının en sıcak günlerinde Merdan Yanardağ'ın tutumunu ulusalcı ve faşist bulan ve hatta karşı devrimci diyecek kadar gözü dönen Gün Zileli, Merdan Yanardağ ile bire bir aynı şeyleri yazan Fikret Başkaya'nın makalesini bloguna koyabiliyor. Ara not. Görüşüne katılmadığı makalelerin girişinde bunu belirtiyor. Bu çelişkiye dikkat çekildiğinde, makaleyi okumadan bloguma aldım diyebiliyor.


Veya aynı Gün Zileli'nin…


J'aime

V. Koç
V. Koç
14 nov. 2023

Sayın Kaya,

Dikkatiniz,değerli yazınız için teşekkürler. Bu yazınızla bir defa daha teşhir ve teyit ettiğiniz üzere Türkiye'de Marcoscu(solcu) geçinenlerin "hatırı sayılır" bir kısmı

erdemsizligin zirvelerinde dolaşarak "tahrifata" devam etmektedir.

J'aime
bottom of page