SEKS İŞÇİSİ” TANIMI DOĞRU BİR TANIM MIDIR?

Güncelleme tarihi: Kas 5

(Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 3. Cilt'ten)


Bazı başlıklar:

*En ağır koşullarda çalışan bir işçinin, işçi olsa bile kişisel/özel bir alanı vardır; bir kölenin ve “seks işçisi”nin böyle bir alanı yoktur. Bu açıdan bir şeye benzetilecekse işçiliğe değil köleliğe benzetilmelidir.


*Maden işçisi, tarım işçisi, kanalizasyon işçisinin yaptığı işte sömürü, yarattığı artı değere el konmasıdır; işçinin kendi yaptığı işe içkin değildir. Oysa bedenini satan kişinin yaptığı işte sömürü, yapılan işe içkindir.


*Tekelci kapitalizm metaların ve metalaşmanın önündeki her türlü engeli ve sınırı kaldırmayı amaçlar. “Seks işçisi” kavramı bu vahşi sömürüye maruz kalan insanların sorunlarını değil metaların sorununu çözer.


*"Seks işçisi" tanımı, tekelci kapitalizmin grameriyle düşünmenin mantıksal bir sonucudur.



Bazı kuruluşlar, yaşamlarını sürdürebilmek için bedenini satmak zorunda olan ve sömürünün en vahşi hâline maruz kalan insanları “seks işçisi” olarak adlandırmaktadır.

Bu dil, özellikle AB ve ABD'den fonlanan kuruluşlar tarafından sistematik olarak düşünce dünyasına sokulmakta ve son derece istikrarlı bir şekilde feminist hareket içerisine yerleştirilmek istenmektedir.

Bu o kadar alenidir ki en alakasız olaylarda bile kullanılmaktadır. Aşağıdaki haberde bir kadının kocası tarafından fuhuş yapmaya zorlanması olayı bile "seks işçiliği yapmaya zorlayan" diye verilmektedir.


https://twitter.com/Medyascopetv/status/1456147806696218628

İddia şudur ki “seks işçisi” diyerek yasallaştırmak, onlara sigorta ya da sosyal haklar kazandıracaktır.

Bu insanların bu hakları koşulsuz olarak elde etmeleri gerektiği konusu kesinlikle tartışmasızdır.

Ancak bu durum, “kölelerin yaşam koşullarını iyileştirmek” için köleliği yasal hâle getirmekle eşdeğerdir. Bir olgunun yaşanıyor olması, bu durumu meşru hale getirmez. “Köleliğin yasallaşmasına karşı olmak”, “kölelere karşı olmak” ya da “kölelerin koşullarının iyileşmesine karşı olmak” demek değildir. Dünyada şu an sayısı yüz binlerle ifade edilen çocuk, fuhuş yapmaya zorlanmaktadır. Bu durumun çözümü “madem yapılıyor, bari yasallaştıralım da hakları gelişsin” şeklinde bir tavır olamaz.


http://www.northcyprusuk.com/haberleri/Seks+i%C5%9F%C3%A7ili%C4%9Fi

*

Dokuz ülkeden halen “fuhuş yapmakta olan” 854 insanla yapılan görüşmelerde, bunların %71’inin fiziksel saldırıya, %59’unun beşten fazla kez tecavüze uğradığı saptanmıştır (1). Bu insanların %89’u yaptığı işi bırakmak istemesine rağmen başka bir seçeneği olmadığından bunu sürdürmek zorunda kaldığını söylemiştir. Bu insanların %47’si fuhuş yapmaya başladığında 18 yaşın altındadır ve bunların içinde bu işe 12 yaşında başlayanlar bile vardır. Bu insanlara “neye ihtiyacınız var?” diye sorulduğunda %89’u fuhuş yapmaktan kurtulmak, %75’i ev ya da güvenli bir yer istemektedir. “Fuhuş yapmak yasalaşırsa fiziksel olarak daha güvende mi olursunuz?” sorusuna %47’si olumsuz yanıt vermiş, Almanya’da yasal olarak fuhuş yapanların %59’u yasallığın kendilerini şiddet ve tecavüzden kurtarmadığını söylemiştir.

*

“Seks işçisi” tanımı, insanı insan yapan, sahip olduğu en kişisel alanı araçsallaştırmaktır. Maden işçisinin kömür çıkarması, tarım işçisinin limon toplaması ile “seks işçisi” diye adlandırdıkları kişinin bedenini satması aynı şey değildir. Maden işçisi, tarım işçisi, kanalizasyon işçisinin yaptığı işte sömürü, yarattığı artı değere el konmasıdır; işçinin kendi yaptığı işe içkin değildir. Oysa bedenini satan “hayat kadını/seks işçisi”nin yaptığı işte sömürü, yapılan işe içkindir. Maden işçisi, tarım işçisi belirli bir zaman için elini ya da emeğini satarken “seks işçisi” mahremini, kişisel varlığını satar; bu nedenle çok daha derin ve işin kendisine içkin bir sömürü vardır. Bu açıdan bir şeye benzetilecekse işçiliğe değil köleliğe benzetilmelidir. En ağır koşullarda çalışan bir işçinin, işçi olsa bile kişisel/özel bir alanı vardır; bir kölenin ve “seks işçisi”nin böyle bir alanı yoktur. “Seks işçi”si olarak tanımlandığında, özel alan metalaştırılmaktadır.

*

"Seks işçisi" ifadesi neyi gizliyor?

Bilindiği gibi fuhuş yapmak zorunda kalan insanların ezici bir çoğunluğu kadınlar ve çocuklardır. Fuhuş "hizmet!"ini satın alanların da ezici bir çoğunluğu erkeklerdir.

Sadece bu veri bile fuhuş "sektör"ündeki ağır cinsiyetçi durumu ortaya koymaya yeterlidir.

Yine yukarıdaki haberde de olduğu gibi fuhuş yapmak zorunda kalan kadınların ve çocukların ezici bir çoğunluğu baba, koca, abi ya da sevgilileri tarafından satılmakta ve zorlanmaktadır.

Ortada kadın ve çocukların, erkekler tarafından vahşice sömürüldüğü, cinsiyet eşitsizliğinin zirve yaptığı bir durum vardır. "Seks işçisi" tanımı ile bu olaydaki cinsiyetçi karakter tamamen görünmez kılınır.

Fuhuşun temelindeki eşitsizlik, tahakküm, insan kaçakçılığı, erkek şiddeti, insan hakkı ihlalleri ve hiçbir alanda görülmeyecek denli vahşi sömürü, "seks işçisi" tanımı ile yok sayılır.

Böylece en ağır işçiliklerde ("tekstil işçiliği", "metal işçiliği", "tarım işçiliği", "maden işçiliği" vs.) bile olmayan fuhuşa özgü ağır sömürü içeriği ve fuhuşun cinsiyetçi karakteri "seks işçiliği" denerek gizlenir. Kadın ve çocukların, ancak kölelikle karşılaştırılabilecek ve olabilecek en ağır koşullarda sömürüldüğü bir alan, sıradan bir hizmet sektörü konumuna getirilir.

*

Niçin ısrarla "seks işçisi" kullanılmakta?

Tekelci kapitalizm, her şeyi metalaştırma yönelimindedir. Tekelci kapitalizmin hâkimiyetinde aklınıza gelebilecek her şey alınıp satılabilir birer metadır. Daha başka bir ifadeyle tekelci kapitalizm metaların ve metalaşmanın önündeki her türlü engeli ve sınırı kaldırmayı amaçlar. Bu açıdan bakıldığında, insanın mahrem alanının farklı bir yeri yoktur; bu alanın da metalaşmaya dâhil edilmesi gerekir. Bu denli vahşi ve derin bir metalaşmayı “seks işçiliği” gibi bir kavram kullanarak tarım, sanayi ve maden işçiliğine benzer bir meslekmiş gibi sıradanlaştırdığınızda bu vahşi sömürüye maruz kalan insanların sorunlarını değil kapitalizmin bir sorununu çözmüş olursunuz.

*

Tekelci Kapitalizmin Grameriyle Düşünmek

“Seks işçisi” ifadesi, tekelci kapitalizmin grameriyle düşünmenin mantıksal bir sonucudur. Tekelci kapitalizmde insanın özel bir ayrıcalığı yoktur; ayrıcalığı olan tek şey metalardır.

Çünkü tekelci kapitalizm insanın değil metaların sorunlarını çözmek için örgütlenmiş bir sistemdir.


1. https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1300/J189v02n03_03


Taylan Kara

taylankara111@gmail.com


751 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör