ORYANTAL EZİKLİK YA DA DOĞU’NUN KAFKASI KAÇ TANEDİR?

Prof. Dr. Yıldız Ecevit, “Türk Romanında Postmodern Açılımlar” adlı kitabında Hasan Ali Toptaş için şu ifadeyi kullanmıştır:

“H. A. Toptaş Türk Edebiyatında bir Kafka’dır.(1)“

“H. A. Toptaş’ın nesi Kafka’ya benziyor?” diyerek bu ifadenin geçtiği ve bu yazarın metinlerini ele aldığı kitabı incelediğinizde H. A. Toptaş’ın romanları ve metinleri ile ilgili tek bir sözcük yoktur.



Türk Edebiyatında Bir Kafka: Hasan Ali Toptaş

“H. A. Toptaş’ta Kafka’ya benzetilen şey nedir?” sorusuna yanıt bulmak için Y. Ecevit’in kitabına baktığımızda üç argüman görürüz:

1. Her iki yazarın da memur olması

F. Kafka bir sigorta şirketinde memurdur; H. A. Toptaş haciz memurluğu yapmıştır.

2. Her iki yazarın da gece 24’ten sonra yazıyor olması.

3. Bir de H. A. Toptaş’ın “yazma dışında kendimi var edemiyorum” anlamına gelen beyanları.

Bu benzetmeyle ilgili başka hiçbir gerekçe yoktur ve bu başlıkların hiçbirisi de H. A. Toptaş’ın metinleriyle ilgili değildir.

Bu benzetme son derece keyfi, biçimsel ve tamamen edebiyat dışı bir benzetmedir.

*

Şu önermeleri ele alalım:

Ceyhun Atıf Kansu doktordur, Anton Çehov da doktordur; O halde C. A. Kansu Türkiye’nin Çehov’udur.

Necip Fazıl Kısakürek kumar oynamıştır; F. Dostoyevski de kumar oynamıştır; O halde N. F. Kısakürek, Türkiye’nin Dostoyevski’sidir.

Y. Ecevit’in H. A. Toptaş ile F. Kafka arasında kurduğu ilişki, yukarıda verilen örneklerden farksızdır.

Y. Ecevit’in hiçbir kanıta dayanmayan bu son derece keyfi yargısı kısa sürede topluma yayılmış ve birçok okur tarafından benimsenen ve hatta üretilen bir slogan haline gelmiştir.

*

H. A. Toptaş’ı kendisi bile Y. Ecevit’in bu benzetmesini tuhaf karşılar. H. A. Toptaş şöyle der:

“…"Doğu'nun Kafkası" benzetmesini ben pek anlayabilmiş değilim. İkimizin dili arasında dağlar kadar fark var. Biliyorsunuz, Kafka'nın dili bir tür telgraf dilidir.” Neticede, yeryüzüne bir Kafka yeter bence…(2)”

H. A. Toptaş burada tamamen haklıdır. Bu benzetme tam bir saçmalıktır.

-F. Kafka’nın metinleri ile H. A. Toptaş’ın metinlerinin uzaktan yakından hiçbir alakası yoktur. Bu metinler arasında en küçük bir benzerlik bile yoktur.

-F. Kafka’nın dili düzdür, metnini süslemez. H. A. Toptaş metinlerini süslemeye özen gösterir.

-F. Kafka’da kurgu, dilin önündedir; dile yönelik özel bir çabası yoktur. H. A. Toptaş’ta dil neredeyse metinlerin merkezindedir.

-F. Kafka’nın temaları toplumsaldır; Dönüşüm kitabında bir pazarlamacı bir sabah işe gitmezse o evde neler yaşanacağını anlatır. Kitabın kahramanı Gregor Samsa bir insanlık durumudur. Dava kitabının kahramanı Joseph K. cezalandırılmıştır ama nedenini bilmez; cezasına suç arar.

H. A. Toptaş’ın metinlerinde bu tür temalar yoktur.

-H. A. Toptaş’ın metinlerinde aşağıdaki gibi bir cümle bulunabilir:

“Belki de, atış menzilinin ötesinde düşler kuran ve arkadaşlarıyla değil de düşleriyle birlikte yürüyen trompetçi bir askerin kirpik kırpımıydı zaman.(3)”

F. Kafka’nın metinlerinde asla böyle bir cümle bulunmaz.

Örnekler çoğaltılabilir. Ancak normal koşullarda iddia eden kişinin ispat etme yükümlülüğü vardır; tersi bir yükümlülük yoktur.

**

“Doğu’nun Kafkası”, “Türkçe’nin Kafkası” vs. kalıbı değişik isimlerle bıktıracak kadar çok tekrarlanan bir klişedir.


“Doğu’nun Kafkası"! Sadık Hidayet

“Doğu’nun Kafkası Sadık Hidayet

*


“Kürtçe’nin Kafka’sı"! Helim Yusiv.

(4)


“Kürtçe’nin Kafka’sı Helim Yusiv.

*


“Türk edebiyatının Kafka’sı”! Sabahattin Ali.

(5)

“Türk edebiyatının Kafka’sı” Sabahattin Ali.

*


“Japonya’nın Kafkası”! Kobo Abe.

“Japonya’nın Kafkası” Kobo Abe.

(6)


”Çin’in Kafkası”! Mo Yan.


”Çin’in Kafkası” Mo Yan.

*

Sadık Hidayet “Doğu’nun Kafkası”dır!

Helim Yusiv, “Kürtçe’nin Kafka’sıdır.

Sabahattin Ali “Türk Edebiyatının Kafkası”dır.

Kobo Abe, “Japonya’nın Kafkası”dır.

Mo Yan, “Çin’in Kafkası”dır.

*

Sanki Kafka bayilikleri dağıtılmakta, her ülkeye Kafka şubesi açılmaktadır.

“Bir yerlerin Kafkalığı” ya da “Kafkaesklik” artık bayatlamış klişeler olduğu halde hâlâ kullanımdadır ve hâlâ bu nitelemelerden çok ekmek yenmektedir. Ekmek çok olduğu için de birçok ortağı çıkmaktadır. Görüldüğü gibi “Doğu’nun Kafkası” bir tane değildir.

Doğu, Kafkaların harman olduğu bir yerdir! Önüne gelen yazar, ilgili ilgisiz bir yerlerin Kafka’sıdır!

*

Aynı niteleme Kafka’nın yerine başka batılı yazarları koyarak da sürmektedir.

Leonid Andreyev, Rusya’nın Poe’sudur.


“Rusya’nın Poe’su” Leonid Andreyev“Rusya’nın Poe’su”! Leonid Andreyev

“Rusya’nın Poe’su” Leonid Andreyev

*

Bu klişe, aynen korunarak diğer birçok alanda da kullanılmaktadır.

“İran’ın Bob Dylan’ı”! Mohseen Namjo.


“İran’ın Bob Dylan’ı” Mohseen Namjo.

*


(7)

“Türkiye’nin Da Vinci’si” İlhan Koman.

*

(8)

“Türkiye’nin Van Gogh’u” Fikret Mualla.

(9)

Bir başka “Türkiye’nin Van Gogh’u” Memik Kibarkaya.

*


İranlı sanatçı Mohseen Namjo “İran’ın Bob Dylan’ı” olarak adlandırılmaktadır.

Sanatçı İlhan Koman, “Türkiye’nin Da Vinci’si” olarak anılmaktadır.

Fikret Mualla, “Türkiye’nin Van Gogh’u”dur.

Memik Kibarkaya da “Türkiye’nin Van Gogh’u”dur.

*

Dikkat edilirse, bu nitelemelerin çok büyük bir çoğunluğunda edilgen fiil kullanılmaktadır. Bu nitelemeyi yapan kimdir? Öznenin kim olduğu belli değildir.

Bu klişe, “Türkiye’nin Heidegger’i Celal Şengör” örneğinde olduğu gibi zırvalığın en uç noktasına varabilmektedir.



Burada Batılı yazar-sanatçılara benzetilen Doğulu yazar-sanatçıların onlara hangi yönden benzediği hiçbir zaman açıklanmaz; bu benzetmelere hiçbir gerekçe gösterilmez.

Tanımlanan bu sanatçıların çoğunun benzetildiği sanatçılarla uzaktan yakından ilgisi yoktur ya da bu sanatçıların benzetildiği sanatçılarla ilgisi, Y. Ecevit’in iddia ettiği H. A. Toptaş-Kafka ilgisi ne kadarsa ancak o kadardır. Bu ifadenin geçtiği Y. Ecevit’in “Türk Romanında Postmodern Açılımlar” adlı kitabı, detaylı olarak bu kitabın birinci cildinde değerlendirilmiştir.

Bu mantıkta bir kanıtlama kaygısı yoktur. Yukarıda verilen örneklere daha onlarcasını eklemek mümkündür.

*

Oryantalizmin formülü


Bu mantıkta basit bir ortak motif vardır.

Bir Doğulu sanatçı (A): H. A. Toptaş, S. Ali, S. Hidayet, F. Mualla, M. Namjoo vs.

Bir ülke/coğrafya adı ya da dil (X): Türkiye, İran, Türkçe, Türk Edebiyatı, Doğu, Kürtçe vs.

Tanınmış bir Batılı sanatçı (C): Kafka, Bob Dylan, Van Gogh, Da Vinci vs.

Formül şudur:

A, X’in C’si…


Nasıl olsa herhangi bir kanıtlama ya da akıl yürütme yükümlülüğünüz olmadığına göre bu formülle binlerce olasılık türetebilirsiniz. Oryantalizm tombalasında atış serbesttir.

*

Oryantal Eziklik

“H. A. Toptaş Türk Edebiyatının Kafka’sıdır.”

Y. Ecevit’in bu tanımlaması bir pazarlama dilidir ve bu pazarlama dilinin bir değişim değeri vardır. Şu türden cümleleri hiçbir zaman duyamayız:

-Charles Dickens: “İngiltere’nin Peyami Safa’sı…

-Jack London: “Amerika’nın Orhan Kemal’i…

Erzurum’u “Doğu’nun Paris’i” diye tanımlayanlar vardır ancak Paris’i “Batı’nın Erzurum’u” diye tanımlayan yoktur.

Elif Şafak’ın Aşk romanında “Mevlana, Doğu’nun Shakespeare’i…” diye bir cümle geçer, ama kimse “Shakespeare, Batı’nın Mevlana’sı” demez.

Bunun nedeni sadece Kafka’nın ya da Shakespeare’in daha çok tanınmış olması değildir. Bu durum, aynı zamanda düşünce merkezinin burada olmadığını göstermektedir. Bu coğrafyadaki düşüncenin, bir başka coğrafyaya göre tanımlandığının kabulüdür.


“Doğudan bir sanatçıyı Batıya sunarken illa ki oradan birisiyle benzeştirme çabası”, bir Doğu sporu, bir oryantal ezikliktir.

Bu durum “Batı edebiyatına ilişme, oraya eklenme” çabasıdır. Sonuna kadar oryantalist bir tavırdır.


EDEBİYATLA AHMAKLAŞTIRMA FELSEFEYLE ÇÖKERTME 2. CİLT kitabından




Taylan Kara

taylankara111@gmail.com

Kaynaklar

1. Yıldız Ecevit, Türk Romanında Postmodern Açılımlar, İletişim Yayınevi, İstanbul, S 169

2. Hasan Ali Toptaş, Başlarken Yalnızsın Bitirdiğinde Daha da Yalnız, Everest Yayınevi, İstanbul, 2017, S 115.

3. Hasan Ali Toptaş, Ölü Zaman Gezginleri, Çankaya Belediyesi Yayınları, 1993, Ankara, S. 10.

4. https://www.kitapyurdu.com/kitap/baliklar-susadiginda/304101.html

5. http://www.edebiyathaber.net/sabahattin-ali-turk-edebiyatinin-kafkasi-hasan-sarac/

6. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/cinin-kafkasi-cankaya-koskunde-25860412

7. www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/784888-turkiyenin-da-vincisi

8. https://nazlisenol.wordpress.com/2015/02/17/turkiyenin-van-goghu-fikret-mualla/

http://www.memleket.com.tr/bu-ressamin-parmaklarinda-sanat-var-163875h.htm

236 görüntüleme