top of page

Göçmen Deposu Olarak Türkiye ve G. Soros’un Makalesi

Güncelleme tarihi: 20 Ara 2023

Özet:

AB tarafından uygulanan göç politikasının temel esasları, 2015’te yazılan G. Soros’un makalesinde ortaya konmuştur.

*

Uygulanan sınır güvenliği politikalarının, ikili antlaşmaların, bu konuda Türkiye’de topluma yönelik her türlü rıza üretiminin kökeninde, bu makalede önerilen politikalar vardır.

*

Bu konuda medyada çıkan haberleri, yapılan akademik çalışmaları, sivil toplum kuruluşlarının desteklenen etkinliklerini değerlendirirken bunu asla akıldan çıkarmamak gerekir.

*

Alman DW kanalında çıkan haberde sınırdan kaçak geçişleri engellemek için, bir “mültecisavar” silah kullanımından söz edilmektedir. Bu haber DW’nin İngilizce bülteninde yer alırken Türkçe bülteninde yoktur. Ayrıca sözü edilen İngilizce habere Türkiye’den erişim de engellenmiştir.

**



Açık Toplum Vakfı’nın kurucusu, meşhur kapitalist George Soros Eylül 2015’te “İltica sistemini yeniden inşa etmek (rebuilding the asylum system)” başlığıyla bir makale yazmıştır. Bu makalenin detayları incelendiğinde şu kolayca görülebilir:

Bu makaledeki öneriler, bugün Avrupa Birliği’nin uyguladığı göçmen politikası ile harfi harfine örtüşmektedir.

(1)

Makalenin Türkiye’yi ilgilendiren önemli bir içeriği vardır. G. Soros’un 8 yıl önce yazdığı bu makalede Türkiye’ye biçilen rol, AB’nin göçmen deposu olma rolüdür.

Bu makalede öne çıkan bazı başlıklar şunlardır:

*Potansiyel sığınmacıları mevcut konumlarında veya yakınında tutmak daha az rahatsız edici ve çok daha ucuzdur.

(It is less disruptive and much less expensive to maintain potential asylum-seekers in or close to their present location)


*AB şu anda bu ülkelerde yaşayan dört milyon mülteciyi desteklemek için Lübnan, Ürdün ve Türkiye'ye yeterli finansman sağlamaya yönelik küresel çabaya öncülük etmelidir.

(Second, the EU must lead the global effort to provide adequate funding to Lebanon, Jordan, and Turkey to support the four million refugees currently living in those countries).


*AB derhal tek bir AB Sığınma ve Göç Ajansı ve sonunda tek bir AB Sınır Güvenliği oluşturmaya başlamalıdır.

(The EU must immediately start building a single EU Asylum and Migration Agency and eventually a single EU Border Guard).


*Sığınmacıların nihayetinde Avrupa'ya ulaşma konusunda makul bir şansları varsa da, bulundukları yerde kalma olasılıkları çok daha yüksektir. Bu durum, sınırdaki ülkelerle, BM Mülteci Örgütü ile işbirliği içinde, orada işleme merkezleri kurmak için müzakere etmeyi gerektirecek - Türkiye öncelikli olacak.

(If asylum-seekers have a reasonable chance of ultimately reaching Europe, they are far more likely to stay where they are. This will require negotiating with frontline countries, in cooperation with the UN Refugee Agency, to establish processing centers there – with Turkey as the priority).

*

Bu makalede ifade edilen öneriler, hem Avrupa Birliği’nin bu konudaki taleplerini yansıtmış hem de Avrupa Birliği ülkelerinin resmi göçmen politikasını oluşturmuştur. Bu konuda AB ve etki alanındaki ülkelerde uygulanan politikalar, bu makalede öngörülen ve önerilen politikalardır.

Örneğin 2015’te Almanya İç İşleri Bakanı, Türkiye’ye büyük bir mülteci kampı kurulması gerektiğini söylemiştir.


(2)


Bu durum Türkiye’nin de kabul ettiği fiili bir durum haline gelmiştir ve zaman zaman Türkiye, “göçmen deposu” rolünü bir pazarlık konusu yapmış ve talep ettiği para yardımını arttırmıştır. Prof. Dr. Burhan Kuzu 2015’te sosyal medya hesabından bunu ifade eden bir tvit atmıştır.

(3)

*

Avrupa Birliği’nin, Türkiye’yi AB’nin göçmen deposu ve göçmenlere karşı AB’yi kollayan bir bekçi olarak görmesi, yetkili açıklamalarında ve yayın organlarında sayısız kez ifade edilmiştir.

(4)

Avrupa Birliği’nin bu politikası 2015’te Avusturya’da yayımlanan Salzburger Nachrichten adlı gazetede yayımlanan karikatürdeki gibi zaman zaman aşağılayıcı bir üslupla da ifade edilmiştir.

Sonrasında değişik ülkelerden gelen mülteci akını nedeniyle bu politika güncellenerek derinleştirilmiştir. Örneğin Belçika’nın Göçten Sorumlu Devlet Bakanı, ilgili antlaşmanın “Afganlar’ı da kapsayacak şekilde” genişletilmesini istemiştir (5).


(5)

*

G. Soros’un AB ülkelerinin ayrı ayrı politikaları yerine ortak hareket etme ve sınır güvenliği konularındaki önerisi burada karşılık bulmuş ve Yunanistan sınırına AB sınırını korumak için 40 km uzunluğunda 6 metre yüksekliğinde bir duvar örülmüştür.



(6)

Bu duvarlar kamera, radar, ses silahları olarak da bilinen uzun menzilli akustik aletlerle de güçlendirilmiştir (7).

2021 tarihli bir habere göre AB 2015-16 mülteci krizinden sonra güvenlik teknolojisi araştırmalarına 3 milyar Euro ayırmıştır.

Haberde şunlar verilmiştir:

Son beş yılda Avrupalı ​​politikacılar tarafından daha agresif göç stratejisi geliştirildi, göçmenleri geride tutmak için blok dışındaki Akdeniz ülkeleriyle anlaşmalar yapıldı ve AB sınır koruma kurumu Frontex bir koordinasyon mekanizmasından tam teşekküllü çokuluslu bir güvenlik kuvvetine dönüştürüldü (8).

Haberde sınırlarından kaçak göçmen gelmesini engellemek için Avrupa Birliği’nin yaptıkları şöyle anlatılmaktadır:

Yapay zeka destekli yalan dedektörleri ve sanal sınır muhafızı görüşme robotlarının yanı sıra uydu verilerini karada, havada, denizde ve su altında dronlardan alınan görüntülerle entegre etme girişimi pilot uygulamaları yapıldı.

Avuç içi tarayıcıları, biyometrik tanımlayıcı olarak kullanmak üzere bir kişinin elindeki benzersiz damar modelini kaydeder; canlı kamera yeniden yapılandırma teknolojisinin uygulayıcıları, yaprakları sanal olarak siler ve sınır bölgelerinin yakınında saklanan insanları açığa çıkarır (9).

*

AB’nin göç politikasında AB ülkelerinin rolü ile Türkiye’nin rolünün birbirinden farklı olması nedeniyle bu konudaki gündemler de birbirinden farklıdır.

AB’nin gündeminde bunlar varken Türkiye’de bambaşka bir gündem inşa edilmektedir. Bu politikaya uygun olarak İngilizce ve Almanca verilen bazı haberler Türkçede verilmemekte ya da Türkiye’den erişime izin verilmemektedir.

Örneğin Alman DW kanalında 2 Haziran 2021 tarihinde şöyle bir haber çıkmıştır:

Avrupa mültecilere karşı kullanılması için “ses topu”nu test ediyor (10).


(10)

Haberde sınırdan kaçak geçişleri engellemek için, insanı rahatsız edecek nitelikte ses kullanan bir “mültecisavar” silah kullanımından söz edilmektedir. Bu haber DW’nin İngilizce bülteninde yer alırken Türkçe bülteninde yoktur. Ayrıca sözü edilen İngilizce habere Türkiye’den erişim de engellenmiştir. DW’nin Türkçe bülteninde bu tür haberler yerine şu türden haberler vardır:


(11)

*

Özetle bugün AB tarafından uygulanan göç politikasının temel esasları, 2015’te yazılan Soros’un makalesinde ortaya konmuştur. Bugün AB tarafından uygulanan sınır güvenliği politikalarının, bu konuda Türkiye ile yapılan ikili antlaşmaların, göçmen/mülteci/sığınmacılara yapılan muamelelerin, bu konuda Türkiye’de topluma yönelik her türlü rıza üretiminin kökeninde, bu makalede önerilen politikalar vardır. Bu konuda Türkiye’deki ana akım ya da muhalif medyada çıkan haberleri, bu konuda yapılan akademik çalışmaları, sivil toplum kuruluşlarının desteklenen etkinliklerini değerlendirirken bunu asla akıldan çıkarmamak gerekir.

(Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 5. Cilt)




Taylan Kara



Kaynaklar

8. Metnin özgün hali:

The more aggressive migration strategy has been advanced by European policymakers over the past five years, funding deals with Mediterranean countries outside the bloc to hold migrants back and transforming the EU border protection agency, Frontex, from a coordination mechanism to a full-fledged multinational security force.

9. Metnin özgün hali:

AI-powered lie detectors and virtual border-guard interview bots have been piloted, as well as efforts to integrate satellite data with footage from drones on land, air, sea and underwater. Palm scanners record the unique vein pattern in a person’s hand to use as a biometric identifier, and the makers of live camera reconstruction technology promise to erase foliage virtually, exposing people hiding near border areas.



1.137 görüntüleme2 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

2 комментария


V. Koç
V. Koç
07 авг. 2023 г.

Sayın Kara’nın bu sitede 2 Ağustos 2023 tarihinde “Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme “ kitap serisinin 5. Cildinden aktarmış olduğu , “akademi biat etmez mi?” makalesi, yukarıdaki makale ile birlikte okunduğunda, daha anlamlı bir bütünlük ortaya çıkmaktadır. Kapitalizm kendi ekonomik düzenini, sözümona piyasanın sihirli görünmez eline bırakma iddiasındayken, Taylan Kara okudukça, her türden (ekonomik, siyasal kültürel) emperyalist politikalarının ise son derece planlı ve müdahaleci olduğu arı-duru hale gelmektedir. Bir zamanlar aynı fonlarla semiren ve sanki daha önce düzmüş gibi “küreselleşen dünya”cı çığırtkanlar, ulus devletler hilafına, sermayenin sınır tanımayan serbest dolaşımını, hararetle savunurken, şimdi, emeğin serbest dolaşımını engelleyip, dizginleyecek, tampon ülkeler oluşturma gayretindeler. Bu emperyalist politikaları kurgulayanların kendilerince bir rasyonalitesi olabilir. Ama üç kuruş fon karşılığında, biz bu politikalara rıza göster…

Лайк

ibrhm.gcytmz
07 авг. 2023 г.

Toplumsal rıza üretmek için liberallerin çabasını anlıyoruz. Siyasal İslamcıların da gerekçesi var. Gerekçeleri insanidir değildir. Uzak veya yakın gelecekte yaratacağı sorunlar vs. Bahsi diğer.


Peki rıza üretimine Marksist tayfanın katkısına ne diyelim.


Üstelik bunlar liberallerden ve siyasal islamcı kesimden daha edepsiz daha şirret.


"Ama sığınmacılar da" dediğiniz anda yafta hazır. Irkçı faşist. Demografik yapı, sosyal doku dediğinizde daha cümleniz bitmeden Nazi kafası etiketini yapıstırıveriyorlar alnınızın ortasına.

Лайк
bottom of page