CENGİZ ÖZAKINCI’NIN “NOMOS VE AYDIN” KİTABI ÜZERİNE NOTLAR

Cengiz Özakıncı’nın Nomos ve Aydın kitabını az önce bitirdim. Soner Polat’ın iddiasına konu olan Aziz Nesin söyleşisini de daha önce okumuştum. İzlenimlerim şunlar: 1. 413 sayfalık bu kitap 150 sayfa da olabilirdi, fazlasıyla yinelemeler var, dava dilekçeleri tekrarlarla dolu. * 2. Soner Polat’ın “Aziz Nesin, fahri doktora almak için halkını kötüledi” iddiasının HİÇBİR KANITI YOK. Hiçbir şey yok. Tersine C. Özakıncı şunu yazıyor: “Almanların vereceği bu ödülü beklerken Alman Devleti’ni kızdıracak bir iş yaptığı için, Almanlar A. Nesin’e ödül vermekten caymışlardır. (Sf 267)” * 3. Kitabın büyük kısmı Aziz Nesin’in kitap ve beyanlarındaki tutarsızlıkları ele alıyor. C. Özakıncı A. Nesin’in kitaplarını titizlikle incelemiş. A. Nesin’in kişisel ilişkileriyle ilgili (Y. Kemal, F.H. Dağlarca vs) tutarsızlıklarını kanıtlıyor. A. Nesin’in farklı zamanlarda ve bağlamlarda söylemiş olsa da öznel beyanlarındaki tutarsızlıkları da belgeleriyle ortaya koyuyor (Babasının Atatürk'le ilgili düşünceleri, laiklikle ilgili görüşleri, aydınların durumu vs başka birçok konuda). * 4. Kitabın önemli bir bölümünü oluşturan Atatürk’ün imzası konusunda da ortaya koyduğu belgeler Aziz Nesin’inkinden daha inandırıcı ve muhtemelen bu konuda C. Özakıncı haklı. * 5. C. Özakıncı “içkin eleştiri yöntemi” ile A. Nesin’in iç tutarsızlıklarını sergiliyor, bunların bir kısmında da haklı. * 6. C. Özakıncı, A. Nesin’in metinlerini KÖTÜ NİYETLE OKUYOR. Bazı çıkarımları oldukça zorlama (uluslararası başbuğların kemik yalayıcısı, sosyalist realizm, A. Nesin’in yargı üstündeki baskısı ; )bazıları ise açıkça SAÇMALIK. Örneğin bir kitaba dayanarak Shakespeare’in casus olduğunu söylüyor, Sonrasında A. Nesin’in metinlerini Shakespare ile benzeşiminden casusluk iması tam bir saçmalık. Aziz Nesin ve Yaşar Kemal’in CASUS olduğunu ima ediyor. A. Nesin’in “İsviçre’deki Eşek beceren Türk” yazısına yorumu ise tam bir çarpıtma. A. Nesin, bu olayın dehşet verici olduğunu ve yargıcın kararının vehametini anlatırken C. Özakıncı buradan yola çıkıp yargıcın kararı sanki Aziz Nesin’in iddiasıymış gibi, “Eşşek düzmek” in İndo- Avrupa geleneği olduğunu ve Kürtlerin bu işi yaptığını ispatlamaya girişiyor. * 7. C. Özakıncı , 90'lı yıllarda ortaya çıkarılan Türkiye’nin tazminat ödediği “bir askerin köylülere dışkı yedirmesi” olayını açıkça savunuyor. C. Özakıncı şöyle diyor: “Aziz Nesin’in Kürt dediği yurttaşlarımız, bu okullara atanan öğretmenleri öldürdükleri yetmemiş gibi, bu okulun her yerine sıçmışlar; SIÇTIKLARI BOKLAR KENDİLERİNE YEDİRİLİNCE, Türkiye Devletini Avrupalılara yargılatmışlardır….Kimse de çıkıp “BOK YEDİRİLENLERİN ‘NE BOKLAR YEDİĞİNİ’” yazmamıştır. O Türk subayı, o okulun içine kakalarını yapan kişilere, o kakaları yedirmekle, yine çok özverili, çok hak gözetir, çok adil bir davranış göstermiştir.” (Sf 351). Kitap boyunca titiz, belgeli ve nesnel olmaya gayret eden, sayfalarca mantıksal tutarlılık yazan C. Özakıncı “bok yedirme”yi böyle savunmaktadır. Kitapta en çok buna şaşırdığımı söylemeliyim.

Emin değilim ancak yanlış hatırlamıyorsam bu olayı ortaya çıkaran ve takip eden Aydınlık çevresi olmuştur. * 8. C. Özakıncı, A. Nesin de bir hain, bir ajan, aşağılık ve satılık bir kalem arıyor. Aziz Nesin metinlerinde bir kısmında haklı olduğu tutarsızlıkların ötesinde cımbızla bulduğu cümlelerle bu yargıyı örüyor. Birçok kez bağlamından kopararak cümleler verip tezini kanıtlamaya çalışıyor. Metnin tamamını okuyunca hiç de öyle olmadığını anladığım birçok yer var: Örneğin Alman kültürü yüce, Türk kültürü aşağılık vs… Söyleşiyi okuduğumuzda orada kırsaldan giden Türk işçilerinin Almanya’da niçin dine çok sarıldığını tartışıyor ve ülkenin özgür ve bağımsız olması gerektiğini söylüyor. “The Marmara” ismine tepki gösteriyor vs. Mesela “bizim kültürümüz falan yok” dedikten birkaç paragraf sonra “bir kültürümüz yok dersem, yanlış tabii. Kültürsüz toplum olmaz. Burada kültür ile, çağcıl kültürden söz ediyorum. Yoksa kültürsüz toplum olmaz” diye kendini düzeltiyor. C. Özakıncı ise sadece “bizim kültürümüz yok” kısmını alıyor. A.Nesin’in söylediklerinin tamamı bu yazıda var. https://odatv.com/…/aziz-nesin-aslinda-ne-soyledi-06071815.… * 9. C. Özakıncı’nın A. Nesin’den “Alman yardakçısı” çıkardığı aynı söyleşide A. Nesin Almanya için söylediği şu sözleri nereye oturtuyor doğrusu bilmiyorum: "Örneğin kimyasal silahları ele alalım. Irak’a kimyasal silahlarını, fabrikasını kuran Alman şirketleriydi. Alman şirketleri bunu yapmasa, Almanya böyle zengin ülke olamazdı; zengin olmayınca sosyal adalet olmaz. Orda kıyamet kopacak, patlama olacak. Almanya’da sosyal adaletin ortaya çıkması, Üçüncü Dünya insanlarının açlıktan ölmesi ile oluyor; başka türlü olmuyor. "(...) Alman aydınları, namuslu aydınlar, Fransız aydınları, İngiliz aydınları ne yapıyorlar? Günah çıkarıyorlar. Sudan’daki aç çocuklara süt tozu götürüyorlar. Önce çocukları aç bırakıyor, sonra süt tozu götürüyor. Hükümet bunları aç bırakıyor, aydınlar da süt tozu götürüyor. Hükümet yardım ediyor, yardım paraları topluyor Kürtlere, şunlara bunlara. Ama niye onlar öyle olmuş? Ne oldu da onlar öyle oldular? Ve burada büyük bir kandırmaca var." * 10. Kitapta Aydınlık gazetesiyle ilgili de önemli suçlamalar var: Aydınlık Aziz Nesin’i çasut (casus)lukla suçluyor sonra bu gazetenin işvereni oluyor. Tencere kapak iması… Özakıncı’nın tekzibini Aydınlık’ın basmaması vs. * 11. C. Özakıncı A. Nesin’i eleştirirken defalarca kullandığı Gururu Ölmüş Türk (G.Ö.T) ifadesini de yorumsuz yazıyorum. 12. ÖZETLE: C. Özakıncı Nomos ve Aydın’da Aziz Nesin’in birçok söyleminin tutarsızlığını, yazdıklarındaki çelişkileri, keyfi görüşlerini ortaya koymaktadır, bunların bir kısmını kanıtlamaktadır da. Ancak Aziz Nesin’den bir batı ajanı, para için her şeyi yapacak bir aşağılık yazar çıkarmaya çalışmıştır, bu olmamıştır, BAŞARAMAMIŞTIR. S. Polat’ın “A. Nesin’in Darmstadt Üniversitesi’nden fahri doktora almak için halkını kötüledi” iddiasının ise bu kitapta HİÇBİR KANITI YOKTUR.

2,041 görüntüleme