top of page

ÖRTÜCÜ DİL: FAİLSİZ FİİLLER, CUMHURİYET GAZETESİ YA DA ONAT KUTLAR’I KİM ÖLDÜRDÜ?

Güncelleme tarihi: 13 Oca

Sosyalistler bu cinayetlere sessiz kalmadı. Yıllar önce bu cinayeti failin adını anarak yazdılar. Bu yazı bunun kanıtıdır. Bu olayın aslını öğrendiğim ve bu yazıyı yazdığım 2018 yılından beri her yıl bir görev olarak paylaşıyorum.

*

Bir şeyin üstünden ısrarla atlamak, o şeyin altını çizmektir. Örtmeye çalıştığınız şeyi açarsınız.

O.Kutlar, “terör saldırısıyla vefat etmedi”.

O.Kutlar, “aramızdan ayrılmadı”.

O.Kutlar, “hain bir patlamayla ölmedi”

O. Kutlar, "bomba patlaması sonucu ölmedi".

O.Kutlar, "kalleşçe bir saldırıyla sonsuzluğa gitmedi."

Örtmeye çalıştıkça daha çok açıyorsunuz.


Aydın olmak için asgari iki ölçüt:

1. Her şeyi adıyla çağırma

2. Gerçeğe sadakat

O. Kutlar ve Y. Cebenoyan'ın katillerinin adını anmak sizi ulusalcı, milliyetçi, faşist ya da ırkçı yapmaz. Israrla adı gizlenen katili ifade etmek bir insanlık görevidir.

**

J. P. Sartre’ın Kirli Eller adlı oyununda “katili olmayan bir cinayet” diye bir ifade geçer.

Bazı haberlerde olayların veriliş biçimi “katilsiz cinayet” ya da “failsiz fiil” kavramları ile açıklanabilir.

Yazar Onat Kutlar ve arkeolog Yasemin Cebenoyan'ın ölümüyle ilgili bazı gazetelerde yapılan haberler bunun en iyi örneğidir.

Bu haberlerde haberciliğin “5N 1K” olarak formülleştirilen “Ne, Nasıl, Niçin, Nerede, Ne zaman, Kim” sorularının birçoğu yanıtlanmaktadır. Ancak özne gizlenmiştir ve bazen “kim” bazen de “nasıl” sorusunun yanıtı yoktur.

*

Onat Kutlar ve Yasemin Cebenoyan’ı kim öldürdü?



O. Kutlar cinayetinde ise ağız birliği etmişçesine bir fail gizleme çabası açıkça göze çarpar.

O. Kutlar, 30 Aralık 1994’te Cafe Marmara'ya bırakılan bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı. Aynı patlamada arkeolog Yasemin Cebenoyan yaşamını yitirdi. Kutlar, 11 Ocak 1995'te yaşamını yitirdi ve Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Bombayı Deniz Demir adlı bir PKK militanının koyduğu anlaşıldı (1,2).

D. Demir, suçunu itiraf etti ve pişmanlık yasasından faydalandı. Yargıtay’ın da onamasıyla Demir’in cezası 2007’de kesinleşti. İki kişinin ölümüne, birçok kişinin yaralanmasına neden olan Demir’in 11 yıl yatması gerekiyordu. Ama Yargıtay kararı açıklandığında, Demir serbestti; 9,5 yıl yattıktan sonra serbest bırakılmıştı (3).

*

Kendiliğinden patlayan bomba!

O. Kutlar’ın ölümünün özeti budur. Ancak O. Kutlar’la ilgili haberlerde faili gizleyen bir dil kullanılmaktadır.

O. Kutlar ile ilgili haberlerden bazı örnekler verelim:

Onat Kutlar, 1994’te The Marmara Oteli’ndeki patlama sonucu hastaneye kaldırıldı. 12 gün süren hayat mücadelesinin ardından 11 Ocak 1995’te yaşamını yitirdi.

(10 Ocak 2017 Cumhuriyet) (4)

*

1995 yılında The Marmara Oteli'de gerçekleşen patlama sonucu yaşamını yitiren şair, yazar ve sinema insanı Onat Kutlar, ölümünün 21'inci yıldönümünde İstanbul Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği bir etkinlikle anılacak.

(Evrensel 9 Ocak 2017) (5)

*

30 Aralık 1994’te The Marmara otelinin pastanesine koyulan bombanın patlaması sonucu yaralanan Onat Kutlar, 11 Ocak 1995’te tedavi gördüğü hastanede yaşamını kaybetti.

(Evrensel 8 Nisan 2015) (6)

*

18 yıl önce 30 Aralık’ta The Marmara Otel’e yapılan bombalı saldırı sonucu Yasemin Cebenoyan ile birlikte yaşamını yitiren yazar ve şair, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Onat Kutlar dün Aşiyan’daki mezarı başında anıldı. Saldırı sonrası ağır yaralanan Kutlar, 11 Ocak’ta hastanede hayatını kaybetmişti.

(Cumhuriyet, 12 Ocak 2013) (7)

*

Bu haberlerdeki dilin ortak noktası, failin gizlenmesidir.

İlk iki haberde “The Marmara Oteli’ndeki patlama” ve “The Marmara Oteli'de gerçekleşen patlama” olarak verilen bu patlama nasıl bir patlamadır?

Doğal gaz patlaması mıdır, piknik tüpü mü patlamıştır?

Üçüncü haberde “The Marmara otelinin pastanesine koyulan bombanın” şeklinde ifade edilen olayda “koyulan bombayı” kim koymuştur?

Dördüncü haberde “yapılan bombalı saldırı”yı kim yapmıştır?

Bunlar belli değildir.

Israrla “gerçekleşen patlama”, “koyulan bomba”, “yapılan saldırı” gibi failsiz bir dil tercih edilmektedir.


11 Ocak 2019 tarihli Cumhuriyet gazetesi

*

Yazar Orhan Koçak, yaşarken muhbirlikle suçladığı https://birikimdergisi.com/haftalik/8475/milli-anlar-i

gazeteci yazar Cüneyt Cebenoyan’ın ölümünün ardından bir yazı yazmıştı. O yazıda şöyle bir ifade vardı:

Cüneyt Cebenoyan haklı olarak bundan fazlasını bekliyordu: kızkardeşini ondan ve Onat Kutlar’ı hepimizden alan serseriliğin(**) isim verilerek mahkum edilmesini.


SERSERİLİK!

*

Auschwitz “tatsızlığı”, Maraş “olayları”, Madımak “yangını”ndan sonra literatüre yeni bir kavram daha girmiş oldu:

Taksim “serseriliği”…

“Birikim Dili ve Edebiyatı”nda “serserilik” sözcüğünün tanımı şudur:

Bir pastaneye bomba koyup iki kişiyi öldürmek!

*

Örnekleri çoğaltmak mümkündür. O. Kutlar ile ilgili haberlerde, O. Kutlar’ın ve Yasemin Cebenoyan'ın ölümüyle ilgili bir “failsizlik” ya da “kendiliğinden oluşan bir fiil” yaklaşımı vardır. Patlamanın ne olduğu gizlenir, “bomba patlaması” gizlenmiyorsa “bombanın faili” gizlenmektedir.

*

Cumhuriyet bu cinayeti nasıl verdi?


Cumhuriyet’in 11 Ocak 2018 tarihli haberi ise bunların içinde en ilginç olanıdır.

Cumhuriyet internet sitesinde haber şöyle verilir:

Taksim’deki The Marmara Oteli’nin kafesinde 30 Aralık 1994 akşamı terör örgütünün patlattığı bomba Onat Kutlar ile arkeolog Yasemin Cebenoyan’ın ağır yaralanmasına yol açmış, Cebenoyan olay yerinde yaşamını yitirirken Kutlar da tüm çabalara karşın kurtarılamamış, 11 Ocak 1995 günü yaşama veda etmişti.

(Cumhuriyet, 11 Ocak 2018) (8)


Basılı gazetede ise haber şöyledir:

Taksim’deki The Marmara Oteli’nin kafesinde 30 Aralık 1994 akşamı terör örgütü PKK’nin patlattığı bomba Onat Kutlar ile arkeolog Yasemin Cebenoyan’ın ağır yaralanmasına yol açmış, Cebenoyan olay yerinde yaşamını yitirirken Kutlar da tüm çabalara karşın kurtarılamamış, 11 Ocak 1995 günü yaşama veda etmişti. (9)

*

Basılı gazetede “terör örgütü PKK’nin patlattığı bomba” ifadesi kullanılırken aynı haber internet sitesinde “terör örgütünün patlattığı bomba” olarak geçer.


12 Ocak 2018 tarihli Cumhuriyet gazetesinin basılı hâli (9)


12 Ocak 2018 tarihli Cumhuriyet gazetesinin basılı hâli (9)

Aynı haberin Cumhuriyet gazetesinin internet sitesinde verilişi (8)

Her iki haberdeki bütün cümleler noktasına, virgülüne kadar tamamen aynıdır. Haberlerdeki tek fark internet haberinde “PKK’nin” ifadesinin olmamasıdır.

Bu son olgu, “failsiz fiil” konusunun “gözden kaçan bir yanlışlık” olmadığını, fiilin “özenle failsizleştirildiğini” ortaya koymaktadır.

Fiil vardır, fail yoktur. Fiil, failsizleştirilmiştir.

(Edebiyatla Ahmaklaştırma, Felsefeyle Çökertme 1. cilt) (Güncellenmiştir).


Not: Bu konuda herhangi bir açıklama yapılırsa, bu açıklama da sitede OLDUĞU GİBİ yayımlanacaktır.


Taylan Kara


Kaynaklar:

9. Cumhuriyet Gazetesi 12 Ocak 2018


2.920 görüntüleme1 yorum

1 Comment


Unknown member
Aug 05, 2019

CÜNEYT CEBENOYAN, İSTİKRARLI SUSKUNLUK VE POSTMORTEM GEVEZELİK

Şimdilerde Cüneyt Cebenoyan’ın arkasından “ışıklar içinde uyusun”, “çok üzüldüm” vs. mesajları atan kişilerin bazıları düne kadar, tam da C. Cebenoyan’ın isyan ettiği o zehirli suskunluğu besliyordu. Ocak 2019’da Onat kutlar ve Yasemin Cebenoyan’ın öldürülmesiyle ilgili “ISRARLI VE İSTİKRARLI FAİLSİZLEŞTİRME” hakkında yazışmıştık. Ona gönderdiğim gazete küpürlerini sonradan yazısına almıştı. Onat Kutlar’ın öldürülme yıldönümünde “sosyalist gazeteler”in bir kısmına göre O. Kutlar diye biri yoktu. O günkü basılı nüshada: “Cemal Süreya anması” vardı, “Nazım Hikmet anması” vardı. 100 yıl önce öldürülen “Rosa Luxemburg anması” vardı. Hatta R. Luxemburg’u öldürenlerin Sosyal Demokrat olduğu özellikle vurgulanıyordu. Ama O. Kutlar yoktu. “Faili olmadan ölümü” bile yoktu. O. Kutlar diye biri yoktu!

C. Cebenoyan bu küpürleri “çok korkunç” diye nitelemişti,…

Like
bottom of page